Sistemik Psikoterapi 

Bizler, bir aile içinde dünyaya geliriz, kendimizi bu aile içerisinde geliştirir ve kimliğimizi oluştururuz. İçinde bulunduğumuz kültürün belirlediği yaşam tarzına uyum sağlayarak, yazılı olmayan kurallar doğrultusunda neyi, nasıl, neden ve ne zaman yapmamız gerektiğini öğreniriz. Kiminle neyi konuşacağımızı, kime nasıl davranacağımızı, hangi durum karşısında hangi duyguyu yaşayacağımızı ve nasıl bir tutum takınacağımızı gibi bir çok tutum ve davranışımızı içinde bulunduğumuz aileden ve bağlı bulunduğumuz kültürel yapılardan öğreniriz. Bunların arasından kabullendiklerimizi devam ettirir, kabullenmediklerimizi bir kenara bırakır ve buna göre yaşamımızı sürdürürüz. Sistemik terapi yaklaşımına göre, bireyin tam olarak kendini anlaması ve bireyde değişimin ortaya çıkması için, birey ilişkiler bütünlüğü içerisinde ele alınmalıdır. Ailenin tüm üyeleri arasındaki karşılıklı etkileşim üzerinde çalışılırken kültürel özellikler süreçte göz önünde bulundurulmaktadır. Terapi hizmetleri, sorunu yaşayan bireyin kendisiyle sınırlı kalmamaktadır. Bireyin yakınmalarıyla, ilişkili olarak ailenin tüm üyeleri, terapiye katılır veya süreçteki etkileri kapsamlı olarak ele alınır. Aile, bireylerin karşılıklı etkileşimde bulundukları bir

bütündür ve kendine özgü bir sistemdir. Her sistemin kendine göre düzeni vardır. Ailenin, sistemin, kendine ait özelikleri üzerinde çalışılmadan bireylerin yakınmalarına ilişkin tutum ve davranışlarında değişim daha güçleşmektedir. Sistemik psikoterapide bireyin yakınmalarına ilişkin davranışları, içinde bulunduğu aile sistemiyle birlikte ele alınmaktadır. Terapi sürecine, aile üyelerinin her birinin veya bazılarının fiziksel olarak katıldıkları da olabilir katılmadıkları da olabilir. Her durumda, süreç içerisinde her üyenin etkileşimi üzerinde çalışılmaktadır. Sonuç olarak, bireyin içinde bulunduğu sistemin kendisinde veya algılanan sistemde ortaya çıkan değişimlerden sonra yakınmalara ilişkin farklılaşmalar olmaktadır.
Sistemik psikoterapide, çocuk, ergen, genç, yetişkin, anne ve baba yakınmaları üzerinde çalışılmaktadır. Çift ilişkileri, nişanlılık süreci, evlilik öncesi ve evlilik süreci yakınmalarıyla çalışılmaktadır. Gelişim yetersizliği olan çocuklar, yetişkinler ve aileleriyle ilgili çalışılmaktadır. Bunların dışında yetişkinlere bireysel olarak sistemik psikoterapi hizmetleri verilmektedir. Sistemik psikoterapi diğer terapi yöntemlerine göre daha kısa sürelidir ve bireylerin yaşam kalitesinde iyileşmeye ve değişime odaklıdır. Bu terapi anlayışında kişi tek başına değerlendirilmez, bireyin yaşam kalitesini etkileyen, bireye uyum güçlüğü yaşatan çevresi de sürece katılır. Dolayısıyla değişim, bireyin çevresiyle birlikte gerçekleştirebileceği bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Terapi sürecinde yakınmayı etkileyen her bireyin sürece aktif katılımı beklenilir, bu kişiler terapi sürecinde çalışılan ilgili yakınmayla ilişkili olarak aile, arkadaş veya sosyal çevreden kimseler olabilir. Bazı durumlarda bu kişilerin sürece aktif katılım göstermediği durumlar olabilir. Bu durumda kişilerin algılanan etkileri üzerinde çalışılabilir. Amaç, yakınmalara ilişkin olarak bireyin içinde bulunduğu sistemde veya algılanan sistemde değişimlerin ortaya çıkmasına katkı sağlayarak bireyin yaşam kalitesini arttırmaktır.